BEKLEYECEĞİM, ATEŞLE SU GİBİ

Ateşle suyun hikayesini bilir misin?
Ateşin suyu ilk gördüğünde nasıl yandığını,
Saç diplerine kadar…
Ve suyun aşkından aktığını, aktığını,
Akıp da gittiğini bilir misin?
Upuzun yollardan geçip
Buluştuklarında
Birbirlerine yaptıklarını…
Bütün imkansız ve can çekişen aşkların
İntikamını alırcasına söndüklerini ve yandıklarını
Bilir misin?
Gerçek aşkın hep beklediğini,
Sevmenin ve sevişmenin koynunda
Issız bir çölde kaybolduğunu…
Serabını arayan,
Ve sıcaktan kavrulmuş gezginler gibi,
Tek bir kalbin etrafında dönüp durduğunu bilir misin?
Sahip olamayacağım sana,
Bekleyeceğim…
Ateşle su gibi…
Su derinde kalır
Ve görür her şeyi…
Üstündeki ateşin çaresizliğini,
İmkansız güzelliğini,
Ve durmadan yalvarışını…
Önceleri kendimle yetinen
Bir ateştim,
Sonra dünyaya kandım.
Kalbimdekiler yetmedi,
Dışarıda ne varsa yakmaya kandım.
Karşıma ne çıkarsa yakar ve yakılırken,
Beni bir suyun seyrettiğini gördüm.
Kalbime geri dönerken anladım,
Sana yaklaştıkça su yükseliyordu…
Kolay olmuştu oysa,
Seni kendime bağlamam.
Sende boğulmam kadar kolay…
Sen,sevgili!Alevin üstünde salınan bir su gördün mü?
Alevini yakan bir su…
Sen bende kendini gördün mü?
Hep seni beklediğime inanasın diye,
Yaldızlı fotoğrafımı yapıştırmıştım
Pencereme…
Beklerken tutuştum acılar içinde…
Ben yandım,
Yaldızım sana kaldı
İsli pencerelerde…
Canı çok sıkılan
Bir suyu içiyorum günlerdir.
Ağlamamak için
Gelen bir suyu öpüyorum.
Gülüşünden utandıkça gözleri dolan…
Güzelliğini saklamak için
Hep baş eğen bir suyu…
Küçük ama hoyrat alevlerle,
Belleğinin aşk hücreleri
Yıllarca boşuna yanmış bir su bu…
Yangından kaçarken
Suyun parmak uçlarına saklanmış
O aşk hücreleri…
Oradan çıkıp
Uzak neresiyse
Oraya doğru koşmak istiyorlar.
Tırnak uçlarındaki pervaneler yanıyor…
Onları ısırıp parçalayarak,
Kendine yeni bir su arayan
Bir suyun peşinden
Koşuyorum günlerdir...
Cezmi Ersöz
|